İşçilerin ödediği nafakayı vatandaş değil devlet ödesin

İşçilerin ödediği nafakayı vatandaş değil devlet ödesin

Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen koşulların oluşması halinde nafaka yükümlüsü olarak belirlenen kişi ya da kişilerce ödenmesi gereken, yine kanun tarafından belirtilen kişilerin yaşamlarına devam edebilmeleri ve en azından asgari ihtiyaçlarını temin edebilmeleri için miktarı ve koşulları hakim tarafından belirlenen parasal katkıya ‘nafaka’ denir. Hukukumuzda nafaka türleri tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası olarak düzenlenmiştir.

Türkiye’de Medeni Kanun, İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmiştir. Kazuistik metoda sahip Prusya Kanunu ile devrimci bir felsefeye sahip katı Fransız Kanunu arasında kalarak ortalama bir yol izlenemsi uygun görümüştür. Kanuna öncelik tanımakla birlikte hakime takdir hakkı da tanınmıştır. 1 Ocak 2002 tarihinde Türk medeni kanunu yenilenmiştir. 

İçeriği

Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı. Evlilikte resmî nikâh zorunluluğu getirildi. Tek eşle evlilik esası getirildi. Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme hakkı tanındı. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi. Patrikhanelerin, din işleri dışındaki yetkileri kaldırıldı.

Coronavirüs dolayısı ile bu nafakaları ödemekte zorlanan işsiz vatandaşlar 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmakta ve bu tazyik hapsinin cezası ileriye bırakılmayıp derhal uygulanmaktadır. Önümüzdeki süreçlerde işsiz kalan işçiler nafaka ödeyemecekleri için hapse atılma durumları yaşayabilirler. 

Bu durumların önüne geçilmesi için işsiz kalan vatandaşların nafasını ortam çalışılabilir hale gelene kadar devlet ödemelidir. Emekli ve memurlar zaten maaşlarını almakta oldukları için böyle bir sorun yaşanmayacak. 

Hapisten tahliyelerin konuşulduğu ve adımlar atıldığı şu zamanlarda nafaka düzenlemesi getirilmesi birçok işsiz kalan mağdur insanın mağduriyetini gidermede küçük bir adım olabilir. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER