Tarihteki büyük Türk devletler -2-

Tarihteki büyük Türk devletler -2-

Göktürk Devleti Tarihi

1. Göktürk Kağanlığı

GöktürklerTarihte “Türk” adını resmî devlet adı olarak ilk defa kullanan Köktürklerdir. Köktürklerin ortaya çıkışı 542’li yıllardadır. Çin kaynaklarındaki bilgilere göre Köktürkler’in lideri Bumın Kağan (Çince kaynaklarda Tu-mın veya T’u-men)’dir. Bumın Kağan’ın siyasi bir güç olarak ortaya çıkışından birkaç yıl sonra Çin ile resmî ilişkilere girdiği anlaşılmaktadır, ancak o yıllarda Köktürkler, Avarlar (Juan-juanlar)’a bağımlıdır. Bumın Kağan, Çin Seddi’nin kuzeyinde ipek ticaretiyle meşgulken bir yandan da Avarlar’a karşı başlatılan Tölis isyanını bastırır. Bu başarının getirisi, en az elli bin kişilik bir kuvvetin kendisine bağlanması olmuştur.

Bumın Kağan, 552 yılında Avarlar üezrine baskın yapar ve onları mağlup eder. Bumın Kağan’ın kazandığı bu zaferden sonra Köktürk Kağanlığı tam olarak bağımsızlığına kavuşmuş olur. Yeni kurulan devletin batı kısımlarının idaresi, Bumın tarafından kardeşi İstemi’ye verilir. Bumın’ın ölümünden sonra yerine sadece birkaç ay hükümdarlık yapan oğlu Kara Kağan geçer. Kara Kağan’ın hastalıktan ölmesi üzerine Köktürk tahtına, vasiyeti gereği kardeşi Mukan Kağan (553-572) oturur.

Bumın Kağan’ın kardeşi İstemi ise 576 yılına kadar merkeze bağlı olarak “yabgu” ünvanı ile devletin batı kısmını idare eder. İstemi’nin bütün faaliyetleri doğudaki kağanlık adına olur. Bu bize, Türk devletlerinin baştan beri yönetim olarak ikiye bölündüğünü göstermektedir. Merkezleşen doğu kısmının batı kısımna karşı üstünlüğü vardı. Doğuyu Bumın`ın oğlu Mukan, batıyı ise Bumın’ın kardeşi İstemi (552-576) yirmi yıldan fazla süre yönetir.

Mukan, tahta oturur oturmaz askerî harekâta girişir. Önce Avarlar‘ın son birliklerini yok eder; sonra doğuda Kıtanlar’ı yenip kuzeyde Kırgızlar’ı kendine katarak, batıda Akhunlar’ı yenilgiye uğratır. Bu arada söz konusu dönemle ilgili kaynaklar, Akhunlar yenen kişinin aslında Batı sınır bölgesinden sorumlu İstemi olduğunu yazar.

Daha sonra Akhun toprakları Köktürkler ve Sasaniler arasında paylaşılır, ancak bu paylaşım Köktürkler ve Sasani arasında düzenli bir ilişkiyi getirmez, çünkü gerek İranlılar gerekse Türkler, yıkılan Akhun İmparatorluğu toprakları üzerinde hak iddia ederler. Maveraünnehir ve Fergana’nın bir kısmı, Kaşgar, Hoten ve Batı ÜTrkistan’ın önemli şehirleri Köktürkler’e bağlanır. Böylece Akhunlar’ın yönetimi altında ipek yolu ve ipek ticaretini ellerinde tutan Soğdlar, İstemi’nin yönetimi altına girerler.

Akhunlar’ı yıkmak için başlayan Türk-İran dostluğu, süreklilik göstermez. İranlılar, ipek ticaretinden elde edilecek geliri kendi ellerinde tutumakta kararlıdırlar. İpek ticareti konusunda Bizans’a biri 563, diğeri 568 yılında olmak üzere iki heyet gönderilir. 568’de heyetin başında bulunan Soğd lider Miniakh, Bizans’la dostluk kurarak Türk Kağanı İstemi’ye ipeği Bizans’a doğrudan satmasını tavsiye eder. Heyet, Bizanslılarca iyi karşılanır. Türk-Bizans ilişkilerinde ticarî konular yanında siyasal konularda da yakınlık sağlanmıştır; çünkü Türkler’in egemenliği altına aldığı Avar ve Akhunlar, Bizans’ın başına dertti ve sonuçta iki devleti yakınlaştıran ortak yandı. Bizans ile İstemi arasındaki diplomatik ilişki kısa zamanda meyvesini verir ve Bizans ile Sassaniler arasında 20 yıl sürecek savaşlar böylece başlamış olur.

Mukan Kağan zamanında yapılan fetihlerle Göktürk Kağanlığı‘nın sınırları güneyde Çin Seddi’nden kuzeyde Buz Denizi’ne, doğuda Kore’den batıda Karadeniz’e kadar uzanmış, Orta Asya’yı bir uçtan bir uca kaplar. Türklerin 1. Kağanlık döneminde, yazışma dillerinin olduğunuz biliyoruz, ancak bu dilin Türkçe mi yoksa başka bir dil mi olduğu konusu gizemini korumaktadır.

Mukan 572’de ölünce kardeşi Taspar ve sonrası dönemine geçilir. Sui hanedanı döneminde ve Türkler’in güçlü kağanlarının başta bulunmadığı zamanlarda Çin, kişisel çekişmeler ve boylar arası çatışmalarla arapsaçına dönmüş Türk siyasal yaşamında yönlendirici rol üstlenmiştir.

Doğu Köktürk Kağanlığı, 630 yılında kişisel çekişmeler sebebiyle yıkılır ve kağan Çin’e götürülür. 659’da Çin tarafından işgal edilmesiyle Batı Köktürk Kağanlığı da tarihe karışır. Yazıtlarda 1. Türk Kağanlığı’nın yıkılış nedenleri etkileyici bir üslupla anlatılmıştır. Daha sonra 50 yıllık süren Çin hakimiyeti dönemi başlar.


2. Göktürk Kağanlığı

Çin egemenliğinde geçen elli yıllık süre zarfında Çin’in kuzey sınırlarına yerleşmiş olan TÜrkler, büsbütün örgütsüz değildiler. Başlarında olan başbuğlar, Çinliler tarafından kabul edilmiş kimselerdi. Bu başbuğlardan birisi, Doğu Köktürk devletinin son hükümdarının soyundan gelen Kutlug adlı bir “şad“dı. Kutlug, 681’de maiyetindeki birkaç kişi ile beraber Çin Seddi’nin dışında kalan Yin-Şan dağlarına kaçar. Bu önemli olay, başka Türk boylarının Kutlug’un arkasından giderek onun bu cesur hareketine güç katmasına sebep olur. Bu boylar, Yin-Şan dağlarının vadilerinde, Çinliler’den gayet iyi sakalabilmişler ve günden güne artmışlardır.

Sadece askerî bir kişilik değil, aynı zamanda devlet adamı olan Tonyukuk da Kutlug’un milli gayeleriyle coşarak, Türk devletini bir kez daha kurmak için onu sürekli teşvik etmiştir. Doğu Türkleri’nin 679 yılından beri sürdürdükleri bağımsızlık mücadelesi başarıyla sonuçlanır. Çin’e karşı yapılan başarılı savaşlar sonucu Kutlug Kağan, 682’de 2. Köktürk Kağanlığı’nı kurar ve diğer bütün Türk boyları da böylelikle bağımsızlıklarına kavuşur. Bundan dolayı Kutlug Kağan’a “halkı, milleti derleyip toplayan” anlamına gelen “İlteriş” ünvanı verilir.

2. Türk Kağanlığı’nın kuruluşu yazıtlarda da anlatılır. İlteriş, akıllıca politikalar yürüterek Çin’de hapiste bulunan Tonyukuk’u kurtarıp yanına alır. Zeki ve plancı bir kişiliğe sahip olan Tonyukuk, göreve gelir gelmez başkaldıran Oğuzlar’la mücadeleye girişi; bunda da başarılı olur. Ağır yenilgiye uğrayan Oğuzlar gelip İlteriş Kağan’a tâbi olurlar. Bu zafer haberi duyulur duyulmaz, Türkler’e her taraftan kayıtsız şartsız tâbi olmak isteyen birçok diğer Türk boyları da gelirler. Tutsak edilen Türkleri kurtarmaya çalışan İlteriş, Çinlilerle on yedi kez, Kıtanlar’la yedi kez, Oğuzlarla beş kez savaşmış, Türgişlerle yaptığı savaşta 691 yılında ölmüştür.

İlteriş’in ölümünün ardından oğulları Bilge Kağan ve Kül Tigin’in yaşları küçük olduğu için, yerine kardeşi Kapgan (692-716) geçer. Kapgan zamanında devlet daha da güçlenmiş, çağının en büyük kuvveti hâline gelmiş, bütün Türk boyları onun idaresine geçmiş ve Çin ile iyi ilişkiler kurulmuştur. Kapgan Kağan’ı istemeyen Çin idaresi onu Bayırkular’ın reisine öldürtmüştür. Kapgan’ın yerine vasiyeti gereği oğlu geçerse de, İlteriş’in oğlu Kül Tigin bu durumu kabul etmeyip ağabeyi Bilge Kağan’ı (716-734) tahta oturtur. İlteriş’in iki oğlu, idareyi ele geçirince Kapgan’ın oğlunu ve kardeşlerini öldürtür.

Bilge Kağan ve Kül Tigin döneminde, tecrübeli devlet adamı Tonyukuk’un tavsiyeleri sonucu Çin ile iyi ilişkiler kurulur. Orhun Yazıtları‘nda da anlatılan parlak dönem fazla sürmez. 731 yılının ilkbaharında Kül Tigin vefat eder ve yapılan pek çok savaşta ordunun kumandasında büyük yararlıklar gösteren Kül Tigin’in ölümüyle Bilge Kağan yalnız kalır.

Kağanlığın yıkılışına yol açan en önemli etken, devletin başta gelen unsurları olan Basmıl, Karluk ve Uygurlar arasındaki iktidar çekişmesi olmuştur. İç çatışmalar Köktürk Kağanlığı’nın yıkılmasına neden olduğunda, 2. Kağanlık döneminin doruğunda idi. Bilge Kağan, vezirlerinden Mey-lo-çue tarafından zehirlenmiş ve 25 Kasım 734 yılında ölmüştür. İktidar çekişmesini sonunda Uygurlar kazanmış ve 745’te Uygur Devleti kurulmuştur.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER