Kürsülerin cesur vaizi Timurtaş Uçar kimdir

Kürsülerin cesur vaizi Timurtaş Uçar kimdir
Timurtaş Uçar Hoca Efendi Kimdir?

Timurtaş Uçar Hoca Efendi Kimdir?

20 Ocak milâdî târihi, büyük dâvâya darda kaldığı bir zamanda mücadelesiyle destek vermiş büyük vâiz Timurtaş Uçar Hoca Efendi’nin vefât ettiği gündür. Bu vesileyle kendisini hizmetleri ve mücadelesiyle hatırlıyor, hayırla ve minnetle yâd ediyoruz.

Genellikle “vâiz” olarak tanıtılan merhûm Timurtaş Uçar Hoca Efendi, Diyanet İşleri Teşkilâtında önemli mevkilerde görev yapmış biri olmakla beraber, büyük bir dâvâ adamıdır. Hoca Efendinin hayatı boyunca yaptığı sohbetleri vesilesiyle pek çok kişi tevbe etmiş, namaza başlamış, tesettüre girmiş ve sünnet-i seniyyeye uygun bir hayat yaşamanın gereğini fark etmiştir.

Doğumu ve Yetişmesi

Timurtaş Uçar Hoca Efendi 1944 senesinde Elazığ’ın Sivrice ilçesi Uslu köyünde dünyaya gelir. Babası, İstanbul’da, Devlet Demiryolları kurumunda vazifeli olduğundan kendisi de İstanbul’a gelerek ilkokul ve ortaokul eğitimini burada tamamlayıp İmam Hatip Lisesine kaydolur. İmam Hatip Lisesinde, Ömer Nasuhi Bilmen, Ahmed Davudoğlu ve Mahir İz (Mevlâ Te‘âlâ hepsine rahmet eylesin) gibi hoca efendilerden ders alma imkânı bulur. Liseyi iyi bir dereceyle bitiren hoca efendi, muhtelif okulları kazandıysa da Yüksek İslâm Enstitüsünü tercih eder.

Yüksek İslâm Enstitüsünden mezun olduktan sonra Yedek Subay olarak askerlik vazifesini îfâ eder ve dönüşünün ardından otuz bir yıl hizmet edeceği Diyanet İşleri Teşkilâtında vazifeye başlar. Sırasıyla Malatya vaizliği, Muş Müftü Vekilliği gibi görevlerde bulunduktan sonra İstanbul’a, Müftü Başmuavinliği ve Merkez Vaizliği vazifelerine atanır.

Kürsülerin Gür Sesi

Türkiye, karışıklıkların yaşandığı zor bir dönemeçten geçmektedir. Hem halkın şuurlanması konusunda hem de iç karışıklıkların önlenmesi konusunda Timurtaş Uçar Hoca Efendi büyük çabalar sarf etmektedir. Şehzadebaşı Camii ve Eminönü Yeni Camii’nde yaptığı sohbetlerini 1979’a kadar sürdürür. En büyük camilerden olan bu camiler, hoca efendinin sohbetlerinde dolup taşar, büyük kalabalıkların yoğun teveccühüyle karşılaşır. Etki çevresi oldukça genişleyen hoca efendi 1980 darbesi sonucunda bir süre tutuklu kaldıktan sonra Beykoz’un Çavuşbaşı köyüne imam hatip olarak atanır. Mücadele adamı kimliğinin lüzumu olarak köşesine çekilmek yerine, mücadelesine devam eder.

Hepimizin Hatıralarındadır

Yaşı vesilesiyle hoca efendinin kürsülerde olduğu döneme yetişenlerin zihninde, Timurtaş Uçar Hoca Efendinin hatıraları vardır. Dertli, dönemin şartları sebebiyle duyduğu üzüntüye karşın ümidini hiçbir zaman yitirmedi.

Sözünü sakınmayan bir mücahid, zikir ve şükrü dilinden düşürmeyen, maruz kaldığı soruşturmalara, kovuşturmalara, mahpusluğa hatta işkencelere karşı sabırlıydı. Açılmış olan onlarca hukukî davadan beraat eden hoca efendi, henüz küçük yaşlarında, öğrenciyken başladığı sohbetlerini vefâtına dek sürdürdü. Kasetleri ve sohbet kayıtlarıyla, vefâtından sonra da çokça dinlendi ve hâlâ da dinlenilmektedir.

Emekliliği ve Vefâtı

Merhûm Timurtaş Uçar Hoca Efendi, bütün engellemelere rağmen mücadelesinden, hakkı haykırmaktan bir an olsun geri durmadı ve bu tavrı sebebiyle pek çok kez zorunlu görev değişikliklerine maruz kaldı. Ümraniye Müftülüğüne bağlı İMES Sanayi Camii’nden 26 Şubat 1999’da emekliye ayrılan hoca efendi, vaazlarını emekliliğinden sonra da yurt içi ve yurt dışında sürdürdü.

Takvimler 20 Ocak 2000 tarihini gösteriyordu. Çok güzel şiir okuyan ve sohbetlerini, âyet-i kerîme, hadîs-i şerîfler, ulemadan ve sülehadan nakillerle beraber şiirlerle süsleyen hoca efendinin sevenlerine vasiyeti ve son selâmı da şiirle oldu. Kalemi elindeydi, önünde boş bir kâğıt… Son ifadelerini yazacak, yazdıktan hemen sonra ani bir şekilde rahatsızlanacak ve bu rahatsızlığı vefâtıyla sonuçlanacaktı. Elinde bulunan kalemden şu satırlar döküldü:

Okudum, okuduğumu yol yol dokudum,

Gördüm, gördüğümü lif lif ördüm,

Duydum, duyduğumun en güzeline uydum,

Sonra demet demet topladım; yazdım, yazdım,

Okuyana, anlayana, duyana, uyana bin selâm…

Aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçiriyordu. İlk müdahale, yanında bulunanlar tarafından yapıldı ve derhâl hastaneye kaldırıldı. Kürsülerin gür sesli vâizi, yapılan bütün müdahalelere rağmen Cenâb-ı Hakk’ın (Celle Celâluhû) emriyle 56 yaşında, solunum yetmezliği teşhisiyle vefât etti.

Mahmud Efendi Hazretlerimizin İmâmetinde Cenâze Namazı

Aynı değerlere bağlı, aynı hassasiyetlere sahip dava adamları olarak mürşidimiz Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizle Timurtaş Uçar Hoca Efendi’nin arasında büyük bir dostluk söz konusuydu. Timurtaş Uçar Hoca Efendi, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizi sık sık ziyaret ederdi. Cenâze namazını, son derece muhabbet duyduğu Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin kıldırmasına yönelik vasiyette bulunmuştu.

Ender görülen bir kalabalık, Cuma namazı ve müteakip kılınacak Cenâze namazı için Fatih Camii’nde toplanmıştı. Merhum Timurtaş Uçar Hoca Efendi’nin cenâzesi, Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimizin kıldırdığı cenâze namazının ardından kaldırılarak Zeytinburnu ilçesindeki Eski Kozlu kabristanında defnedildi. Mevlâ Te‘âlâ rahmet eylesin.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2019, 23:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER