Yazık bize yazık ..!

Yazık bize yazık ..!

Herkes taziye bildirme sırasına girdi. 
Bakanlarımız, Parti yöneticilerimiz, Diyanet İşleri Başkanımız...herkes. 

Hepsinin dili ortak. “Muhterem Abdülkerim Çevik hocamızı kaybettik , merhuma Allah’tan...” 

Peki bu mudur? 
Niye gerçeği söylemiyorlar, niye merhumun hakkını teslim etmiyorlar? 
1- Hoca yoldan geçen tinerci tarafından öldürülmedi. Kasten ve taammüden yapılan bir saldırıda can verdi. 
2- Hoca görevi başında ve vazife esnasında can verdi. 3- Katilin ona saldırı sebebi “Allah’ın kitabına göre verdiği hüküm” idi. 
4- O yaptığı bu iş karşılığında hiçkimseden hiçbir ücret de istememişti. 
5- O, Allah’ın kanunlarının hiçe sayıldığı ama mevcut yasaların da meselelere çare olamadığı bir yerde insiyatif alarak uyuşmazlığa çözüm yani hüküm üretti. Ama şeriatın kestiği parmak acımaz hükmünün aksine canıyla bu hükmün bedelini ödedi. 
6- Hani “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz”???
7-  Hani “Kim ümmetimin fesadı zamanında sünnetime sarılırsa ona yüz şehit sevabı vardır” ???

8- Merhum sünneti değil Kur’anı ihya ediyor ama biz ŞEHİD DİYEMİYORUZ ÖYLE Mİ!
9- Evet öyle. Ne yazık ki öyle diyemiyoruz. 
Çünkü şehit dersek yaptığı vazifenin de meşru ve kutsi olduğuna dair kuvvetli bir kanaat ortaya koymuş olacağız değil mi? 
Öyle olunca da laiklik zedelenecek değil mi? 
Veyl olsun bize! 
10- 4 Sene Kıbrıs’ta üfürükten hukuk okuyup mezun olan, bir test sınavına girip 3 ay da staj yapan, güneydoğuya gitmemek için de can atan 23 yaşındaki adam kürsüye oturduğunda hakim, verdiği karar sebebiyle de öldürüldüğünde şehit olacak,
ama küresel cinayet şebekelerinin cirit attığı coğrafyada ömrünü İslam’a vakfetmiş bir adam daha fazla insan kanı dökülmesin diye can verdiğinde şehit olmayacak öyle mi? 

Allah bize şöyle diyor:
- sâe mâ yahkumûn!
- Ne kötü hüküm veriyorsunuz 

- Mâ leküm keyfe tahkümûn!
- Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER